Her açıdan nefes kesici…
Sanırım gördüğüm yerler arasında beni en çok etkileyenlerden biri bu Hint Tapınağıydı. Hem mimari yapısı hem de ruhani olarak hissettirdikleri gerçekten nefes kesiciydi .Burası için tam anlamıyla Amerika’da Taj Mahal deneyimi demek sanırım çok da yanlış olmaz.
Kişinin inancı ve geçmişi ne olursa olsun, Akshardham herkese birbiriyle ve İlahi Olan ile bağlantı kurma konusunda ilham veren, Amerika Birleşik Devletleri’nde binlerce yıllık ilham verici Hindu sanatını, mimarisini ve kültürünü pekiştirecen görkemli manevi bir kampüs..

Kampüs girişinde genç bir yogi olarak tasvir edilen Bhagwan Swaminarayan’ın 12 metrelik bir heykeli duruyor. Gençlik yıllarında Nilkanth Varni olarak bilinen Swaminarayan Hindu geleneğinin de kurucusuymuş.
Derin yoga duasıyla meşgul olan sakin ve huzurlu duruşu, ruhsal odaklanmayı ve disiplini simgeliyor ayrıca herkesin kalbinde şefkat, empati ve hizmeti beslediği yolculuğunu yansıtıyor.18. yüzyılın sonlarında kadınlara, küçük çocuklara ve dışlanmış kastlara yönelik baskıyı ele alan reformlarının mirası, zamana meydan okuyor.



Yapıda bulunan Hindistan’ın 108 kutsal nehrinden ve ABD’nin elli eyaletinden akan sularla dolu, geleneksel Hint basamaklı göletleri huzuru deneyimlemek isteyenleri bekliyor. Burada, hayat veren iksir suya saygı göstermek ve gezegenimizin değerli sularını onurlandırmak amaçlanıyor. Medeniyetlerin, temizlenme ve beslenme gibi nedenlerle nehirlere saygı duyması gerektiği gibi, bu göletler de sizi duraklamaya, düşünmeye ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkmaya davet ediyor.
Hindu geleneklerinde misafir ağırlama sanatı, misafirperverliğin ötesine geçer ve kutsal bir uygulama olarak kabul edilir hatta kadim kutsal metinlerinden birinde şöyle der ; “Atithi devo bhava” – bir ev sahibi, her misafirin içindeki ilahiliği görmelidir. Sıcaklık ve kapsayıcılık içeren koridorlarında, din, etnik köken veya kültürel mirasa bakılmaksızın farklı topluluklardan insanların karşılandığı tapınakta ziyaretçiler Hinduizmin ve Swaminarayan Akshardham’ın özüyle tanıştırılıyor. Hindu ibadetinin yeri olan Mandir ise zihnin dinginliği bulduğu ve ruhun iç huzuru keşfettiği huzurun özünü taşıyor. İçinde ülkemizden de gelen çok özel mermerlerle tek tek taştan titizlikle ve gönüllü olarak oyulmuş bu mandirde ibadet edenler, kutsal imgelerden, yani murtilerden bereket aramak için toplanıyorlar. Burası gerçekten ruhani olarak insanı etkileyen, kendinize dair anlayışınızı derinleştirme ve İlahi olanla olan bağlantınızı keşfetme fırsatını yakalayabileceğiniz oldukça manevi bir yapı.


Tapınak içindeki ziyaretiniz bittikten sonra ise yine hemen aynı kampüs içerisinde yer alan hatıralık dükkanından Hint geleneğine dair çok ilginç anılık eşyalar almanız mümkün. Öte yandan yine aynı yerdeki Shayona Café’de vejetaryen Hint ve Batı mutfaklarından oluşan lezzetlerin tadına varma şansınız da var. Tabi burada sadece bir restoranda yemek yemektan daha fazlasını bulacaksınız çünkü burada mutfak sanatı manevi ilkelerle birleşerek sadece damak zevkini tatmin etmekle kalmayıp aynı zamanda şiddet karşıtlığının temel fikirleriyle de yankı bulan bir menü yaratmış. Her yemek, zihni, bedeni ve ruhu beslemeyi amaçlayan farkındalıkla hazırlanıyor. Servis yapmadan önce ise, yiyecek İlahi Olan’a sunulur ve onu prasād’a, yani kutsanmış yiyeceğe dönüştürür. Böylelikle sadece bir yemek yemekten öte huzurlu bir beslenme deneyimi yaşarsınız. Ayrıca dileyenler için bir Hindu Öğrenim Merkezi mevcut, burada Hindu inancının manevi tarihi tanıtılarak, zengin kültürel mirasın paylaşamı ve çeşitlilik içinde birlik temel fikri vurgulanmaktadır. Robbinsville New Jersey’deki bu tapınak başta da belirttiğim üzere bence Amerika’da Taj Mahal deneyimi yaşabileceğiniz , gerçekten manevi değeri yüksek bir o kadar da özellikle mimari açıdan etkileyeci mistik bir yapı. Hayatta hani yapılması gerekenler listelerimiz vardır da bence bu onlardan biri… huzurla kalın, gezmeniz ve keyfiniz bol olsun…
